Türk Devleti’nin bağımsızlığına ve bekasına yönelen her türlü tehdide karşı yürütülen kararlı mücadeleye, milletin vicdanından yükselen güçlü bir destek eşlik ediyor. Türkiye’nin savunmadan medyaya, iletişimden teknolojiye kadar her alanda attığı milli adımlar; sadece bugünü değil, yarını da inşa ediyor.
Son yıllarda Türkiye, içeriden ve dışarıdan yönelen tehditlerle mücadelede tarihi bir sınav veriyor. 15 Temmuz hain darbe girişiminin arkasındaki FETÖ yapılanması, güvenlik güçlerinin kararlı operasyonlarıyla büyük ölçüde temizlendi. Terör örgütü PKK ise silah bırakma süreçlerinde devletin kararlı ve ilkeli duruşuyla muhatap bulmuştur. Bu süreçte devlet, vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak ve bölge halkının huzurunu tesis etmek amacıyla terörle mücadeleyi tavizsiz sürdürmüştür.
Öte yandan Türkiye, sadece güvenlik alanında değil, aynı zamanda stratejik bağımsızlığını teminat altına alacak teknolojik adımlarla da dikkat çekiyor. Bayraktar TB2 ve Akıncı başta olmak üzere geliştirilen yerli İHA ve SİHA sistemleri, milli füze projeleri, savunma yazılımları ve elektronik harp altyapıları, dışa bağımlılığı azaltmakla kalmamış; aynı zamanda Türkiye’yi oyun kurucu ülkeler ligine taşımıştır.
Bu ilerlemeleri hazmedemeyen iç ve dış odaklar; kara propaganda, algı operasyonları ve siyasi manipülasyonlarla Türk savunma sanayisini ve milli iradeyi hedef almaktan geri durmamaktadır. Ancak milletimizin sağduyusu, bu kirli senaryoları her seferinde boşa çıkarmaktadır.
Sanıyorum ki bazı siyasiler de artık yanlışlarının farkına vardılar ki, yerli savunma sanayi üretimi yapan tesisleri ziyaret ederek destek açıklamalarında bulunmaya başladılar. Milletimiz her daim uyanıktır; ülkemizi her fırsatta yurt dışında şikâyet ederek bizi aciz ve ezik göstermeye çalışanları asla unutmaz. Bu tarz davranışlarda bulunanların en kısa sürede yanlışından dönmesi ve milletçe birlik-beraberlik içinde hareket etmesi şarttır.
Bu elbette, her şeye sessiz kalmak veya hataları görmezden gelmek anlamına gelmez. Yaşanan yanlışları açıkça ortaya koymak gerekir; ancak bunu yıkıcı değil, yapıcı bir dille, doğruyu göstererek yapmak hepimiz için daha faydalı ve isabetli olacaktır.
Murat Çolak TV, şahsıma ait bir yayın kanalı olarak; bu büyük yürüyüşte devletimizin, milletimizin ve tüm yerli projelerin kararlı destekçisidir. Her platformda bu duruşumuzu yüksek sesle ve net şekilde ifade ediyoruz. Türk savunma sanayisine, yerli üretime, milli yazılımlara ve iletişim sistemlerine karşı yürütülen sistemli saldırıların farkındayız.
İşte bu yüzden, yalnızca eleştirmekle yetinmeden; doğruyu, yerliyi ve milli olanı savunmayı bir görev biliyoruz.
Sadece savunma sanayinde değil; yerli sosyal medya platformlarında, milli haberleşme uygulamalarında, arama motorlarında ve yapay zekâ sistemlerinde de milletin, devletin ve bağımsız geleceğin yanındayız.
Çünkü biliyoruz ki bu mücadele, yalnızca sınırda verilen bir mücadele değil; aynı zamanda bilgiyle, teknolojiyle, algıyla ve ekonomiyle yürütülen çok boyutlu bir bağımsızlık savaşıdır.